Meleğim... Sen gittikten sonra kendi üzerimde ya da ev üzerinde yaptığımız herhangi bir değişiklik beni öyle derin bi mahçubiyet ve kedere atıveriyor ki anlatamıyorum, oturup hüngür hüngür bağıra bağıra ağlamak ve senden af dilemek istiyorum.
Ellerimde, tırnaklarımda, saçlarımda, kollarımda hala biraz sen kaldığına inanıyorum ve kestiğim tırnak, aldığım duş, kestirdiğim saç... hepsi dolaylı yoldan seni biraz terk etmem gibi geliyor ve her birini yaparken ölüyorum. "Meleğim, beni affediyorsun değil mi?" diye sorarak yapıyorum ama cevabını bilmiyorum.
Seni çok özlüyorum güzel kızım. Sabahları dayanılmaz oluyor acım. Rüyalarıma hiç gelmiyorsun. Bana küsmedin, değil mi? Seni çok sevdiğimi ve kalbimin hep seninle olduğunu bil lütfen. İpek alnını kediye çok hasret birileri varsa öptür ama, yoksa benim için beklet benim güzel meleğim.
Ellerimde, tırnaklarımda, saçlarımda, kollarımda hala biraz sen kaldığına inanıyorum ve kestiğim tırnak, aldığım duş, kestirdiğim saç... hepsi dolaylı yoldan seni biraz terk etmem gibi geliyor ve her birini yaparken ölüyorum. "Meleğim, beni affediyorsun değil mi?" diye sorarak yapıyorum ama cevabını bilmiyorum.
Seni çok özlüyorum güzel kızım. Sabahları dayanılmaz oluyor acım. Rüyalarıma hiç gelmiyorsun. Bana küsmedin, değil mi? Seni çok sevdiğimi ve kalbimin hep seninle olduğunu bil lütfen. İpek alnını kediye çok hasret birileri varsa öptür ama, yoksa benim için beklet benim güzel meleğim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder