Fıstık...
Fıstık...
Gözümün bebeği, ciğerimin köşesi, canımın parçası...
Hey, Fıstık...
Kulağını oynatma, başını kaldır yüzüme bak, o yeşil gözlerini bi göreyim, nolur.
Fıstık...
Fıstııık...
Bebeğim?
Güzel kızım benim, meleğim?
Benim aşkım?
Fıstık?
Bi hı de prensesim?
...
...
......
Fıstık...
***
Fıstık... Sana yazmadım diye birbirimizi kaybettik ya da terk ettik sanma sakın. Senle konuşmadığım bir gün bile olduysa, bir sonraki nefesimi alamayayım. Şuracıkta ölüvereyim de, geleyim yanına artık ya.
Bir günüm bile seninle konuşmadan geçmedi. Kafamda da değil Fıstığım, çoğunlukla sesli. Evde senle sohbet ederek, sana seslenerek, bazen cevap umarak. Çoğunlukla ağlayarak. İlk iki ay her gün ağladım ama, artık ağlamadığım günler de oluyor. Yine de haftanın 3 günü ağlamadıysam, 4 günü ağlıyorum kesin.
Fıstık... Hem varsın hem yoksun, bu öyle acımasız bi durum ki. Ne sensizim ne de sana doyabiliyorum, dokunamadığım sevdiğime, elimin kolumun bağlılığına gözyaşı dökebiliyorum ancak. Sana bir şarkı yazmaya başladım. "Ah benim canım kedim, neler geldi başına? Kimlerden merhamet diledin boşuna? Bana doğru ürkek ürkek yaklaşışına bugün bile canım yanar, sen bilmezsin. Çok mu görüldü sana bir rahat nefes? Bana çok mu görüldü göğsümde mırıl mırıl ses? Binbir umutla yarını beklerken herkes, ben o günde mahsur kaldım, sen görmezsin." Seni çok özledim Fıstık.
Ölümünün 100. günü pazara denk geldi, yanına gelebildik. Bana iyi geldi, seni çok özlemiştim. Gittiğinden beri 2 hafta gelemedim yanına sadece, birinde sınava girmiştim diğerinde de anne babam anneannemlerin yanına gitmişti. İşte Fıstık, atanırsam da o küçücük bedenin yapayalnız oralarda bekler, bekler, beklerse diye öyle üzülüyor ve öyle çaresiz hissediyorum ki... Seni bırakıp gidecek miyim? Allahım....
Bir de aşağıdaki kediler var. Her gün onlara bir şeyler veriyorum, onlar ne yapacak?
Fıstığım... Çok özledim seni. Artık kendimi daha çaresiz hissediyorum.
3 gündür spor yapıyorum ama, serotonin adına hiçbişeye de rastlamadım vücudumda, ilk gününde sana bir özlem+gözyaşı atağı, bugün bi yenisi... Umarım çok mutlusundur Fıstık... Senin adına ve senin sayende bir sürü kedinin hayatına dokundum, bir kediyi kör olmaktan kurtardım, bir kediyi sahiplendirdim, yemek bulmayı unutmayacakları şekilde her gün de besledim. Tüm teşekkürler senin olsun. Sen beni çok mutlu ettin, Allahım da seni çok mutlu etsin. En güzel yerlerde ağırlasın. Ve nolur bizi bir kere daha karşılaştırsın Fıstık.
Fıstık...
Gözümün bebeği, ciğerimin köşesi, canımın parçası...
Hey, Fıstık...
Kulağını oynatma, başını kaldır yüzüme bak, o yeşil gözlerini bi göreyim, nolur.
Fıstık...
Fıstııık...
Bebeğim?
Güzel kızım benim, meleğim?
Benim aşkım?
Fıstık?
Bi hı de prensesim?
...
...
......
Fıstık...
***
Fıstık... Sana yazmadım diye birbirimizi kaybettik ya da terk ettik sanma sakın. Senle konuşmadığım bir gün bile olduysa, bir sonraki nefesimi alamayayım. Şuracıkta ölüvereyim de, geleyim yanına artık ya.
Bir günüm bile seninle konuşmadan geçmedi. Kafamda da değil Fıstığım, çoğunlukla sesli. Evde senle sohbet ederek, sana seslenerek, bazen cevap umarak. Çoğunlukla ağlayarak. İlk iki ay her gün ağladım ama, artık ağlamadığım günler de oluyor. Yine de haftanın 3 günü ağlamadıysam, 4 günü ağlıyorum kesin.
Fıstık... Hem varsın hem yoksun, bu öyle acımasız bi durum ki. Ne sensizim ne de sana doyabiliyorum, dokunamadığım sevdiğime, elimin kolumun bağlılığına gözyaşı dökebiliyorum ancak. Sana bir şarkı yazmaya başladım. "Ah benim canım kedim, neler geldi başına? Kimlerden merhamet diledin boşuna? Bana doğru ürkek ürkek yaklaşışına bugün bile canım yanar, sen bilmezsin. Çok mu görüldü sana bir rahat nefes? Bana çok mu görüldü göğsümde mırıl mırıl ses? Binbir umutla yarını beklerken herkes, ben o günde mahsur kaldım, sen görmezsin." Seni çok özledim Fıstık.
Ölümünün 100. günü pazara denk geldi, yanına gelebildik. Bana iyi geldi, seni çok özlemiştim. Gittiğinden beri 2 hafta gelemedim yanına sadece, birinde sınava girmiştim diğerinde de anne babam anneannemlerin yanına gitmişti. İşte Fıstık, atanırsam da o küçücük bedenin yapayalnız oralarda bekler, bekler, beklerse diye öyle üzülüyor ve öyle çaresiz hissediyorum ki... Seni bırakıp gidecek miyim? Allahım....
Bir de aşağıdaki kediler var. Her gün onlara bir şeyler veriyorum, onlar ne yapacak?
Fıstığım... Çok özledim seni. Artık kendimi daha çaresiz hissediyorum.
3 gündür spor yapıyorum ama, serotonin adına hiçbişeye de rastlamadım vücudumda, ilk gününde sana bir özlem+gözyaşı atağı, bugün bi yenisi... Umarım çok mutlusundur Fıstık... Senin adına ve senin sayende bir sürü kedinin hayatına dokundum, bir kediyi kör olmaktan kurtardım, bir kediyi sahiplendirdim, yemek bulmayı unutmayacakları şekilde her gün de besledim. Tüm teşekkürler senin olsun. Sen beni çok mutlu ettin, Allahım da seni çok mutlu etsin. En güzel yerlerde ağırlasın. Ve nolur bizi bir kere daha karşılaştırsın Fıstık.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder