1 Ekim 2016 Cumartesi

57. gün

Sen gittikten sonra bilumum hayvan hesabını takip etmeye başladım sosyal medya üzerinden, ama bunların ezici bir çoğunluğunu kedilere ayrılmış olanlar tutuyor. Takip ettiğim instagram hesaplarının bazıları birilerinin düzenli olarak baktığı kedileri ile ilgili paylaşımlar; onların günlük hayatlarından kesitler, fotoğraflar ve videolar. Bazıları ise sahiplendirme için açılan hesaplar ve yardıma muhtaç kedi ve köpekler için yapılan duyuruların toplandığı yerler. Aslında bu hesaplarda genellikle İstanbul ve Ankara paylaşımları yapılıyor, aslında bir kedi edinmeye de hiç niyetim yok, bu hesapları neden takip ettiğimi hiç bilmiyorum. Burada bu konuyu tekrar açmadığım dönemlerde yeni bir kedi edinmek konusunu daha detaylı düşünüp kararımı özümsedim. Herhangi bir kedinin bu eve gelip Fıstıkın anılarının üzerine oturması fikri, bana kesinlikle kabul edilemez geldi ve bu konuyu artık tümüyle kapattım.
Bir yere atanırsam, buradan bağımsız bir evim olduğunda ise kedi edinme fikrine sıcak bakıyorum. Bu sefer, bir bacağı olmayan ya da bir gözü görmeyen, hayattan yediği çalımın üzerine insanlar tarafından da talep edilmeyen bir veya birden çok, hatta birbirlerine arkadaş olmaları için birden çok kedi edinmeyi diliyorum. Belki iki gözü görmeyen bir kedi de olabilir. Yine de Fıstıkın yaşadığı evimizde, Fıstıkın anılarının da hep yaşamasını istiyorum.
Aslında bunun çok küçük bir payı olsa da, atanabilmeyi yine kedilerle ilgili sebeplerle çok diliyorum. Buraya yakın, kızımın mezarına yine sık gidip gelebileceğim bir mesafede ve bir gelir sahibi olarak yaşamak. Gördüğüm hesaplardaki yaralı miniklerin ameliyat-bakım masrafları oluyor, bazıları öyle yürek parçalıyor ki yardımcı olabilmeyi çok diliyorum.
Hem sokaktaki kedilere yardım ederken, hem herhangi bir güzel bir şey yaparken, Fıstığımın beni görmesini ve şöyle demesini istiyorum: "İşte benim insanım!"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder